Detaylar: Ele aldığım taktik Catenaccio'nun en ünlü versiyonlarından Nereo Rocco'nun 1-4-4-1'i. FM 2007'de canımızı en çok sıkan noktalardan biri, ne olursa olsun takımızın aşırı seviyede çok gol yemesi. Şampiyonlar senede 30 yiyen takımlar oluyor. Ne olursa olsun defansın bozukluğuna çare üretilemiyor. Tek maç üzerinden oynanan turlarda bu başımıza büyük dertler açıyor. Buna çözümü tarihten bir Catenaccio ile bulmaya çalışacağım. Defans bakımından olabildiğince iyi ve ofansta da oyuncuların hakkını verecek bir taktik yaratmayı amaçlıyorum.
Catenaccio 1-4-4-1 [Rocco] Nedir?
Catenaccio toplu savunma ve taktik fauller üzerine kurulu bir oyun sistemidir. İtalyancada "menteşe" anlamına geliyor. Kapının güvenliğini ve gidişatını ayarlamak ve kapı gibi bir savunma yaratmak amacını düşünürsek oldukça doğru bir sözcük seçimi. 1-4-4-1 Catenaccio çeşitlerinden biri. 1-4-4-1, Avusturyalı Menajeri Karl Rappan'ın "libero" anlayışından etkilenerek oluşturulmuş. İsviçre Milli Takımı ile 1930lar ve 1940larda, kalecinin hemen önünde defans çizgisi arasında git-gel yapıp kalan topları süpüren bir oyuncu ile oynayan Rappan'ın bunda başarılı olması Nereo Rocco'nun aklına bir fikir sokmuştur. Geleneksel Catenaccio anlayışını Libero ile birleştirmiş ve İtalya'da oldukça yaygın hale getirmiştir. 1950lerin başında Rocco, Padova ile İtalya'yı kasıp kavurmuş ve sonunda AC Milan tarafından teknik direktörlüğe getirilmiştir. 1960lar boyunca takım onun oturttuğu sistem yolunda ilerlemiş ve birçok başarı kazanmıştır. Kulübün ilk Şampiyonlar Ligi(yani Şampiyon Kulüpler Kupası) Şampiyonluklarının 1963 ve 1969 yıllarında olduğunu düşünürsek, Rocco'nun gelişi Milan'ın büyük takım olam yolundaki dönüm noktalarından biridir. İki Kupa Galipleri Kupası ve birçok İtalya Ligi Şampiyonluğu ile İtalya Kupası'nı da hesaba katarsak bu sistemin ne kadar başarılı olduğunu anlayabiliriz. Taktiğin en büyük artısı tabi ki defansif yönden hiçbir açık bırakmaması ve tek maç usulü elemelerde takımı asla yenilgiye yaklaştırmaması olmuştur.
Oyun Anlayışımız Nedir?

Öncelikli anlayışımız gol yememek olduğundan, Mentalite Defansifin en üst seviyesinde. Hücum organizasyonlarımızı çok adamla yapamadığımızdan oyunculara Creative Freedom(Yaratıcı Serbestlik) tanımakta fayda var. Bloklar arası mesafe uzayacağından daha uzun paslar lazım. Bu nedenle paslar, Mixed(Karışık)ın en üst seviyesinde. Tempomuz normal seviyede. Oyunu tamamen hızlandırmak değil aniden hızlandırmak önemli bizim için. Bu nedenle Kontra Atak seçeneğimiz aktif. Yaratıcılıklarını kullanması için oyuncuların, daha geniş bir alanda oyunu tercih ediyoruz, yani Width(Genişlik) Normalin en üst sevieysinde. Rakibe her yerde baskı uygulayacağız tabi ki gol yememek için, bu nedenle de Closing Down(Kapanma) Often(Sık). 1-0, 2-0lık sonuçların gediklisi olacağımızı düşünürsek Time Wasting(Zaman Geçirme)yi biraz arttırmakta fayda var. Defasnımız oldukça geride kurulacak. Rakibe sert müdahelelerden kaçınılmayacak. Tek forvet oynadığımız için atak yönümüz rakibi ortadan delmek üzerine kurulu. Defansımızda ise Man Marking(Adam Markajı) yapıyoruz takım olarak. Sadece SW yani süpürücü oyuncumuz alan savunması yapacak. Oyuncu görevlerinde de yine normal anlayış var. Beklerimiz Deep yani geriden ortalarla hücumu destekleyecek. Stoperler adamlarına yapışacak. SW boşta kalan topları temizleyecek ve defanstaki her türlü hatada kademeye girecek. Orta saha oyuncularımız rakibe baskı uygulayacak. Burada oyunculardan birine ara paslar atamasına söylemek hücum zenginliğini arttıracaktır. Sol iç oyuncumuz Ofansif yönden de etkili olmalı. Kanat oyuncularımız ve forvet de rakibi baskıyla prese zorlayacak ve kişisel becerileriyle gol arayacaklar.
FM'ye Nasıl Aktarıldı?

Rocco'nun izinden gidip Milan'ı seçtim. O zamanın oyuncuları ve oyun anlayışı ile şimdiki oyun anlayışı arasındaki büyük fark taktiğin oluşmasında büyük bir engel olacaktı. Özellikle libero bölgesi için iyi bir oyuncu bulması zordu. Mecburiyetten Maldini orada görev aldı. Orta sahada arapasları Pirlo yönetti. Kaka da mecburen sağ açık pozisyonuna geçti. Başlarda taktiği oluşturmak için testler yaptım. İlk 10 maç boyunca taktiği oturmakta zorlandım birçok değişiklik yaptım. Ekim ayında taktik oturdu ve yukarıdaki halini aldı. Taktik hazırlama testleri sırasında Şampiyonlar Ligi'nden elendim ve ligde 2 mağlubiyet aldım. Taktik tam anlamıyla oturunca "Go On Holiday" yaptım. Sezon sonu döndüğümde ortaya çıkan tablo beni çok sevindirdi. Ligde en çok puan toplayan takım olmuştuk. -8 puandan başlamamız nedeniyle 2. sırada gözüksekte, ligin şampiyonu olmuştuk aslında. Inter'i eleyerek İtalya Kupası ve Schalke'yi yenerek UEFA Kupası'nı kazanmıştık. Yenen gol sayısı 19 ve atılan 62 gol. Bu tablo beni oldukça mutlu etti. Amacıma ulaştım ve 1-0, 2-0lık galibiyetlerin gediklisi olan, defansif anlamda başarılı ve elemeli maçlarda üstün bir taktik ortaya çıktı. Rocco'nun zamanındaki fikirleri FM'ye geldi, hoşgeldi.
Öneriler
Bu taktiği ofansif bakımdan kişisel yeteneklerini konuşturabilecek oyuncularınızın olduğu her takımda kullanabilir ve başarıya ulaşabilrisiniz. Ayrıca skora yatmak istediğiniz maçlarda da etkili olacaktır. Tek sorununuz, şu anda futbol dünyasında yeri olmayan SW/DC/DMC bölgesine uygun adam bulmak olabilir. Ajaxlı John Heitinga ve Türkiye'den Koray Avcı bu bölgede oynayabilecek az oyuncuların en kalitelileri gibi duruyor. Olur da başarısız olursanız, unutmayın ki zaman çok değişti. Ama ben denedim ve gördüm ki, Catenaccio yine aynı havasında, aynı etkide Fm'yi de kasıp kavurmaya hazır...
|