Leo Messi; İlah mı, Abartı mı ?
Yayınlanma Tarihi: August 5, 2006
Yazdır
Arkadaşına Gönder
Evet,Lionel Messi... Coguna göre büyük yetenek,bazılarına göre ilah;çok küçük bir kesime göre de abartı. Barcelona nın genç yeteneğinin geçtiğimiz sezonda Barcelona da sergiledigi performansı,ardından da Dünya Kupası'nda her ne kadar uzun bir değerlendirmeye tabii tutulacak kadar oynayamasa da -Pekerman sagolsun- inceleyecegiz... Ama öncelikle Messi nin gecmisini,nasil Barcelona ya geldigini ve once A takima ; sonra da milli takima yukseldigini anlatmak istiyorum size.
Messinin yeteneği küçük yaşta kendini gösterir. Elbet hepimiz sokaklarda futbolda ögrenmişizdir. Adam alışma diye birşey var;her zaman en iyi adam ilk olarak alınır. İşte Messi de yeteneği sayesinde ilk adam olarak alınır. İlk kulübü olan Grandoli de oynadigi futbol kisa sürede cevreye yayilir ve kendini Newells Old Boys da bulur. Futboluyla burda da göz dolduran Messi, ardından River Plate de oynadı... 13 yaşına kadar 3 tane Arjantin takımında oynamıştı bile,ama Arjantinden ayrılma vakti onun için çok yakındı.
Çünkü Messi büyüyemiyordu,hormonal bir sorundan dolayı... Diğer yaşıtlarının yanında fiziksel açıdan çok küçük duruyordu,ergenlik döneminde bu daha da belirginleşmeye başlayınca ailesi onu tedavi için İspanya'ya götürmeye karar verdi ; Messi için yapabilecekleri en iyi şeyin bu olduğuna inanıyorlardı onun sagligi icin ama futbolu icin de böyle olabilecegini eminim ki dusunmemislerdir.
Bundan sonra hikayeyi hepimiz biliyoruz zaten,Barcelona nin altyapı gözlemcileri Messi nin adini Rijkaard a fısıldarlar vce Rijkaard yeni maradona olarak adlandırılan o yeteneği görür ve A takıma la antremanlara çıkmaya başlar...
Kendini 04-05 sezonunda ufak ufak göstermeye başlar Messi.U-21 Dünya Şampiyonasında takımı Arjantin i şampiyonluğa taşıyan isim tabii ki Messi dir. Turnuvanın en iyi oyuncusu ve gol kralı olarak kupayla beraber iki ödülü de evine götürür Messi... 05-06 sezonuyla birlikte ilk 11 de de yer bulmaya baslar;sadece güçsüz rakipleriyle değil,güçlü rakipleriyle de oynarken aynı performansı gösterebileceğini Şampiyonlar Liginde gösterir. Grup maçlarında Olympiakos un aglarina bir gol birakir ki yetenegine hasta olmami bu gol saglamistir desem yalan olmaz. Ardından o Chelsea maçı gelir,Messi nin sakatlandigi ve Dünya Kupasına kadar oynayamadığı an... del Horno nun yaptigi hareketle sakatlanan Messi ye uzun süre "iyi oynadi,aktorluge de yetenegi oldugunu kanıtladı" tarzında bazı seyler soylense de oyle degildir tabi. Barcelona finalde Arsenal le karsilasir ve genc İspanyol yetenek Fabregas in takimini da yenerek Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaşır,Messi bu maçta da futbol oynayamamıştır. Ancak sakatlığının Dünya Kupasına kadar iyileşeceği haberi biz Messi hayranlarını heyecanlandırır.
Ve 9 Haziran günü gelir,2006 Dünya Kupası başlar. Arjantinin grubunda Fildişi Sahilleri,Sırbistan-Karadağ ve Hollanda bulunmaktadır. Fildişi ni 2-1 geçtikleri maçın ardından o tarihi Sırbistan-Karadağ maçı gelir. Dünya Kupası elemelerinde sadece 1-2 gol yiyen Sırbistan-Karadağ, o maçta tam 6 tane yer ve 6-0 mağlup olur. Sonradan oyuna giren Messi takımının 5.nci golünü atar. Bundan sonra kendini dünya kupasında pek gösteremez Messi... Ve sonra o Almanya maçı gelir,şanssızlıklarla dolu maç... Önce kalecimiz Abbandonzieri sakatlanır ve yerine Leo Franco girer. Gene de umutluyuzdur, o da üst düzey bir ligde,La Liga'da forma giyen yetenekli bir kalecidir. Derken maç penaltılara kalır;önce Almanya nın kalecisine bakarız Lehmann a , sonra Leo Franco ya... Şansımızın ne kadar az oldugunun farkındayızdır ama gene de tırnaklarımızı yiyerek maçı izleriz. Lehmann oldukça iyi bir performans sergilerken Leo Franco yaptigi zamanlama hatalarıyla ömrümüzü çürütür resmen ve 4-2 penaltılarda kaybederiz. Messi nin forma giymediği bu maçla beraber, Messi li Arjantin dünya kupasına veda eder...
Peki kafalarımızda neden Messi dünyakupası boyunca hiç 90 dakika oynamadigi sorusu oluştu; bunun nedeni -en azından bana göre- tek negatif yönü olan fiziksel açıdan yeterince güçlü olmaması... Bunun altından sadece yeteneğiyle kalkmayı başarabilir gibi gözüküyor ama bunu da gelecek gösterecek...
Şimdi asıl sorumuza gelme zamanımız geldi sanırım ; Leo Messi ilah mı abartı mı ? Bana göre şimdiden kendini kanıtlamış genç bir yetenek ama henüz ilah degil... Abartı kesinlikle degil. 2010 da Güney Afrika da düzenlenecek Dünya Kupası nda ilah olup olmadigini kanitlayacak bence Messi ama o zamana kadar performansını ve fiziksel kapasitesini geliştirirse Arjantin futbol tarihinde en azından Maradona kadar büyük bir yetenek olabilir bence. 2010 u beklemekten yada Messi nin büyük bir adım atarak daha fazla ön planda olacağı bir takımda oynamasını ummaktan baska yapılacak bir sey yok.. Umarım Saviola,Ortega,Cavenaghi,Gallardo ve diğer Maradona veliahtları gibi Messi de bu agir sorumlulugun altinda kaybolmaz.. Bunun için Barcelona yönetimi elinden geleni yapıyor ama bakalim gelecek ne gösterecek...
Goksu DAYAN / Cody ... - 1361 Görüntülenme - Yorumları Göster (0)
Yayınlanma Tarihi: August 5, 2006
Yazdır
Arkadaşına Gönder
Evet,Lionel Messi... Coguna göre büyük yetenek,bazılarına göre ilah;çok küçük bir kesime göre de abartı. Barcelona nın genç yeteneğinin geçtiğimiz sezonda Barcelona da sergiledigi performansı,ardından da Dünya Kupası'nda her ne kadar uzun bir değerlendirmeye tabii tutulacak kadar oynayamasa da -Pekerman sagolsun- inceleyecegiz... Ama öncelikle Messi nin gecmisini,nasil Barcelona ya geldigini ve once A takima ; sonra da milli takima yukseldigini anlatmak istiyorum size.Messinin yeteneği küçük yaşta kendini gösterir. Elbet hepimiz sokaklarda futbolda ögrenmişizdir. Adam alışma diye birşey var;her zaman en iyi adam ilk olarak alınır. İşte Messi de yeteneği sayesinde ilk adam olarak alınır. İlk kulübü olan Grandoli de oynadigi futbol kisa sürede cevreye yayilir ve kendini Newells Old Boys da bulur. Futboluyla burda da göz dolduran Messi, ardından River Plate de oynadı... 13 yaşına kadar 3 tane Arjantin takımında oynamıştı bile,ama Arjantinden ayrılma vakti onun için çok yakındı.
Çünkü Messi büyüyemiyordu,hormonal bir sorundan dolayı... Diğer yaşıtlarının yanında fiziksel açıdan çok küçük duruyordu,ergenlik döneminde bu daha da belirginleşmeye başlayınca ailesi onu tedavi için İspanya'ya götürmeye karar verdi ; Messi için yapabilecekleri en iyi şeyin bu olduğuna inanıyorlardı onun sagligi icin ama futbolu icin de böyle olabilecegini eminim ki dusunmemislerdir.
Bundan sonra hikayeyi hepimiz biliyoruz zaten,Barcelona nin altyapı gözlemcileri Messi nin adini Rijkaard a fısıldarlar vce Rijkaard yeni maradona olarak adlandırılan o yeteneği görür ve A takıma la antremanlara çıkmaya başlar...
Kendini 04-05 sezonunda ufak ufak göstermeye başlar Messi.U-21 Dünya Şampiyonasında takımı Arjantin i şampiyonluğa taşıyan isim tabii ki Messi dir. Turnuvanın en iyi oyuncusu ve gol kralı olarak kupayla beraber iki ödülü de evine götürür Messi... 05-06 sezonuyla birlikte ilk 11 de de yer bulmaya baslar;sadece güçsüz rakipleriyle değil,güçlü rakipleriyle de oynarken aynı performansı gösterebileceğini Şampiyonlar Liginde gösterir. Grup maçlarında Olympiakos un aglarina bir gol birakir ki yetenegine hasta olmami bu gol saglamistir desem yalan olmaz. Ardından o Chelsea maçı gelir,Messi nin sakatlandigi ve Dünya Kupasına kadar oynayamadığı an... del Horno nun yaptigi hareketle sakatlanan Messi ye uzun süre "iyi oynadi,aktorluge de yetenegi oldugunu kanıtladı" tarzında bazı seyler soylense de oyle degildir tabi. Barcelona finalde Arsenal le karsilasir ve genc İspanyol yetenek Fabregas in takimini da yenerek Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaşır,Messi bu maçta da futbol oynayamamıştır. Ancak sakatlığının Dünya Kupasına kadar iyileşeceği haberi biz Messi hayranlarını heyecanlandırır.
Ve 9 Haziran günü gelir,2006 Dünya Kupası başlar. Arjantinin grubunda Fildişi Sahilleri,Sırbistan-Karadağ ve Hollanda bulunmaktadır. Fildişi ni 2-1 geçtikleri maçın ardından o tarihi Sırbistan-Karadağ maçı gelir. Dünya Kupası elemelerinde sadece 1-2 gol yiyen Sırbistan-Karadağ, o maçta tam 6 tane yer ve 6-0 mağlup olur. Sonradan oyuna giren Messi takımının 5.nci golünü atar. Bundan sonra kendini dünya kupasında pek gösteremez Messi... Ve sonra o Almanya maçı gelir,şanssızlıklarla dolu maç... Önce kalecimiz Abbandonzieri sakatlanır ve yerine Leo Franco girer. Gene de umutluyuzdur, o da üst düzey bir ligde,La Liga'da forma giyen yetenekli bir kalecidir. Derken maç penaltılara kalır;önce Almanya nın kalecisine bakarız Lehmann a , sonra Leo Franco ya... Şansımızın ne kadar az oldugunun farkındayızdır ama gene de tırnaklarımızı yiyerek maçı izleriz. Lehmann oldukça iyi bir performans sergilerken Leo Franco yaptigi zamanlama hatalarıyla ömrümüzü çürütür resmen ve 4-2 penaltılarda kaybederiz. Messi nin forma giymediği bu maçla beraber, Messi li Arjantin dünya kupasına veda eder...
Peki kafalarımızda neden Messi dünyakupası boyunca hiç 90 dakika oynamadigi sorusu oluştu; bunun nedeni -en azından bana göre- tek negatif yönü olan fiziksel açıdan yeterince güçlü olmaması... Bunun altından sadece yeteneğiyle kalkmayı başarabilir gibi gözüküyor ama bunu da gelecek gösterecek...
Şimdi asıl sorumuza gelme zamanımız geldi sanırım ; Leo Messi ilah mı abartı mı ? Bana göre şimdiden kendini kanıtlamış genç bir yetenek ama henüz ilah degil... Abartı kesinlikle degil. 2010 da Güney Afrika da düzenlenecek Dünya Kupası nda ilah olup olmadigini kanitlayacak bence Messi ama o zamana kadar performansını ve fiziksel kapasitesini geliştirirse Arjantin futbol tarihinde en azından Maradona kadar büyük bir yetenek olabilir bence. 2010 u beklemekten yada Messi nin büyük bir adım atarak daha fazla ön planda olacağı bir takımda oynamasını ummaktan baska yapılacak bir sey yok.. Umarım Saviola,Ortega,Cavenaghi,Gallardo ve diğer Maradona veliahtları gibi Messi de bu agir sorumlulugun altinda kaybolmaz.. Bunun için Barcelona yönetimi elinden geleni yapıyor ama bakalim gelecek ne gösterecek...
Goksu DAYAN / Cody ... - 1361 Görüntülenme - Yorumları Göster (0)
Arama
İçerik Listesi (Alfabetik)
| Arjantin 2. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 20, 2006 |
| Arjantin 3. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 22, 2006 |
| Arjantin 4. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 24, 2006 |
| Arjantin 5. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 26, 2006 |
| Arjantin 7. Gün Yayınlanma Tarihi: Şubat 2, 2006 |
| Başarıya aç bir teknik direktör Yayınlanma Tarihi: Eylül 3, 2006 |
| Biz Gideriz Tersine Yayınlanma Tarihi: Nisan 25, 2007 |
| Büyük Takımlar; Küçük Eksikler... Yayınlanma Tarihi: May 1, 2007 |
| CM - FM Tarihi - 1 Yayınlanma Tarihi: Mart 19, 2008 |
| CM - FM Tarihi - 2 Yayınlanma Tarihi: Mart 25, 2008 |
| CM - FM Tarihi - 3 Yayınlanma Tarihi: Nisan 7, 2008 |
| En Sağlam Altyapılar Yayınlanma Tarihi: Şubat 26, 2008 |
| FM Gaz Yapar: John Boileau Yayınlanma Tarihi: May 11, 2007 |
| FM Teorileri Yayınlanma Tarihi: Şubat 15, 2006 |
| FM Tutkusu, yeniden... Yayınlanma Tarihi: May 7, 2007 |
| Hangi Takımla Başlayacaksınız? Yayınlanma Tarihi: Ekim 17, 2006 |
| Leo Messi; İlah mı, Abartı mı ? Yayınlanma Tarihi: August 5, 2006 |
| Menajerlikte İnce Ayar Yayınlanma Tarihi: Mart 5, 2008 |
| Neden insanlar FM'den sıkılmaya başlıyor? Yayınlanma Tarihi: Nisan 24, 2007 |
| Öyle misin? Böyle misin? Yayınlanma Tarihi: Mart 30, 2007 |
| [1] 2 3 | İleri>> |