Yayınlanma Tarihi: Kasım 25, 2005
Yazdır
Arkadaşına GönderLionel Messi
O çağımızın yeni yıldızı, daha 18 yaşında olmasına rağmen Barcelona takımında formayı kaptı ve diğer superstarların şovuna katıldı.
Messi’nin futbol kariyeri, Arjantin’deki oturduğu yer olan Rosairo’daki Grandoli klubünde başladı. Hepimiz gibi mahallesinde top oynuyordu arkadaşlarıyla, ancak onda özel bir yetenek vardı, çok kısa boylu ve çelimsiz olmasına rağmen üstün tekniğiyle ön plana çıkıyordu. Birkaç sene sonra Newell’s Old Boys takımına transfer oldu ve futbol oynamaya devam etti. Yetenek avcıları sonunda onu keşfetti ve belki de her Arjantin’linin rüyasını süsleyen takım olan River Plate takımı onu izlemeye başladı. Diğer oyuncularla beraber antrenmanlarla çıktı, rüyası gerçek oluyordu. River Plate onu transfer etmeye karar vermişti, ancak ailesi oğlunun sağlık sorunlarını düşünüyordu, yaşı ilerlemesine rağmen hala boyu çok kısaydı. Messi’nin babası karar vermişti, doğdukları büyüdükleri yer olan Arjantin’den, oğulları için, onu iyileştirmek için ayrılacaklardı. En iyi doktorların ilgilenmesi için İspanya’ya gitmeye karar verdiler. İlerleyen zamanlarda Messi’nin problemi anlaşılmıştı, sorun hormonlarındaydı, bu yüzden boyu uzamıyordu, gelişemiyordu. İspanya’da da Messi futboluna devam ediyordu, bu küçük futbolcu zaten üstün tekniğiyle dikkat çekiyordu, bir de çelimsiz, güçsüz gözükünce bu dikkat daha da fazlalaşıyordu. Barcelona’nın yetenek avcıları da Messi’nin tekniğini duydular ve onu takibe aldılar. Frank Rijkaard’da Messi’yi görünce hayran kaldı ve sonunda Barca’ya transfer oldu. Geçtiğimiz sene Messi için bir hazırlık dönemi oldu. 2.Lig’de mücadele etti. Yaşıtları arasında çok dikkat çekici bir dış görünüşü ve yeteneği vardı. Barcelona transferi sonrası zaten bütün herkesin dikkatini çekmişti. U-20 Milli Takımı’na alındı ve bu sene Şampiyonada mücadele etti. Grup maçlarının ilki olan Amerika mücadelesinde 2. yarı oyuna girdi ve bu maçta gösterdiği yüksek performansla kalan maçların hepsinde ilk 11 de oynadı. Milyonları kendine hayran bırakmıştı Messi, attığı gollerle takımını sırtlıyordu, arkadaşları artık ona güveniyordu, o takımın beyniydi ve mutlaka bir anda sahneye çıkıp takımını bir üst tura çıkaracaktı. Dünya Kupası finalinde, fiziklerine güvenen Nijerya ile karşılaşacaklardı. Messi, bu maçta da sahneye çıktı ve 2 penaltı golü ile takımını Şampiyon yaptı. Takımı Şampiyon olmuştu ama Messi için de bu turnuva çok fazla kazanç getirmişti. Turnuva’da gol kralı olmuştu, ve ayrıca En Değerli oyuncu da seçilmişdi, ve bunların sonucunda da Barcelona kendine düşeni yaptı, turnuva’nın en değerli oyuncusuna tam 7 yıllk bir kontrat sundu. 2012 yılına kadar sözleşme imzalaması peşinde olan diğer klüpleri üzse de, bu Messi için çok büyük bir adımdı. Artık sıra da Barcelona taraftarına kendini kanıtlamak ve Ronaldinho, Deco gibi isimler arasında dikkat çekerek ilk 11’de oynamak vardı. Yaşı zaten daha çok gençti, mutlaka bir gün formayı kapıp takımın değişilmezlerinden biri olacaktı.
Barcelona tarihine baktığımızda yakın geçmişde, bu kadar çok dikkat çeken ancak takımda tutunamayan genç bir oyuncuyla karşılaşıyoruz. Bu tabi ki Javier Saviola. Saviola da aynı Messi gibi U-20 de çok başarılı olup herkesin dikkatini çekmişti, Barcelona formasını da kapmıştı, ancak sonunda takımdan uzaklaştırıldı. Bunun sebebi olarak da bize söylenen yabancı olması nedeniyle kontejyan da yer bulamasıydı, belki de başka sorunları vardı ve bu bahane sürülerek Saviola takımdan uzaklaştırıldı ve başka klüplerde profesyonel hayatına devam etmeye başladı. Bunlar Messi’ye sorulunca, onu çok seviyorum, çok iyi bir futbolcu, umarım başarılı olur gibi geçiştirici cevaplar veriyor. Biz de umarız ki Messi başarılı olur, zaten son maçlarda görüyoruz ki Messi yavaş yavaş takıma alışıyor ve büyük bir futbolcu olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor. Yanında örnek alması gereken, çok büyük isimler var zaten, en başta babası gibi gördüğü teknik direktör Frank Rijkaard, Superstar Ronaldinho, soğuk adam Deco, Etoo...
Dünya Gençler Futbol Şampiyonasında Messi’nin neler yaptığını söylemiştik. Messi hem takımını Şampiyon yaptı, hem Altın Ayakkabı hem de En Değerli oyuncu ödülünü aldı. Ve bu üçünü de kazanan 3. futbolcu olarak da tarihe geçti. Diğer iki isim ise bir dönem Barcelona forması giyen Brezilya’lı Geovanni Silva, ve yine Barcelona forması giymiş olan vatandaşı Javier Saviola... Üçünün de aynı takımda oynamış olması bir tesadüf olmasa gerek. Messi ayrıca bu ödüllerden başka, bir ödül daha kazandı: Adidas Altın Top Ödülü. Basın mensuplarının verdikleri oylarla belirlenen bu ödülü 581 oydan 423’ünü alarak kazandı.
Dünya Futbolu’nun gelmiş geçmiş en iyi futbolcularından biri olarak kabul edilen Maradona’da yaptığı açıklamalarla Messi’yi övenlerin arasına katılıyor. Maradona, Arjantin Milli Takımı’nda giydiği 10 Numara’lı formayı bundan sonra Messi’nin giymesini istiyor ve onun yeteneklerinin Rıquelme’den ve diğer Arjantin’lilerden daha iyi olduğunu söylüyor.
Messi, Fm 05’de 17 yaşında alt yapıda oynayan, özellikleri çok kötü sıradan bir futbolcuydu. Yaşanan bunca olaydan sonra, Fm 06’da daha 18 yaşında süper bir yetenek olarak karşımıza çıkıyor. AMC ve AML mevkilerinde oynayabiliyor. Messi’nin gerek teknik gerekse de Mental özellikleri çok çok iyi. Teknik 19, Bitiricilik 16, Pas verme 17, Uzaktan Şut 17, Orta açma 18, Dribling 17... Dedik ya o bir superstar. Ama aynı mevkide oynayan günümüz futbolunun Superstarı Ronaldinho’da aynı takımda. Messi AML mevkisinde daha yararlı olabiliyor ancak isterseniz Ronaldinho’yu orada oynatarak Messi’yi AMC’de oynatabilirsiniz, ya da onu sonradan oyuna alarak takıma küstürmeden tecrübe kazandırarak yavaş yavaş ilk onbire hazırlayabilirsiniz. Messi daha 18 yaşında ve birkaç sene sonra, diğer yıldızlar yaşlanınca formdan düşünce, onun yılları başlayacak ve o zaman takımın lideri, herşeyi o olacak. Altyapıdan yetiştiği için taraftar onu daha farklı sevecek ve Barcelona ile özdeşleşecek. Elimizde bu kadar genç yaşta bir superstar varken, bize düşen ona yavaş yavaş tecrübe kazandırıp takıma hazırlamak ve yaptıklarını seyredip keyif alıp, onu Dünya futboluna kazandırmak.
Bahadır Yılmaz
Bu yazı forumda tartışılıyor! - 1673 Görüntülenme - Yorumları Göster (0)
Reklam
Arama
İçerik Listesi (Alfabetik)
| Arjantin 2. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 20, 2006 |
| Arjantin 3. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 22, 2006 |
| Arjantin 4. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 24, 2006 |
| Arjantin 5. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 26, 2006 |
| Arjantin 7. Gün Yayınlanma Tarihi: Şubat 2, 2006 |
| Başarıya aç bir teknik direktör Yayınlanma Tarihi: Eylül 3, 2006 |
| Biz Gideriz Tersine Yayınlanma Tarihi: Nisan 25, 2007 |
| Büyük Takımlar; Küçük Eksikler... Yayınlanma Tarihi: May 1, 2007 |
| CM - FM Tarihi - 1 Yayınlanma Tarihi: Mart 19, 2008 |
| CM - FM Tarihi - 2 Yayınlanma Tarihi: Mart 25, 2008 |
| CM - FM Tarihi - 3 Yayınlanma Tarihi: Nisan 7, 2008 |
| En Sağlam Altyapılar Yayınlanma Tarihi: Şubat 26, 2008 |
| FM Gaz Yapar: John Boileau Yayınlanma Tarihi: May 11, 2007 |
| FM Teorileri Yayınlanma Tarihi: Şubat 15, 2006 |
| FM Tutkusu, yeniden... Yayınlanma Tarihi: May 7, 2007 |
| Hangi Takımla Başlayacaksınız? Yayınlanma Tarihi: Ekim 17, 2006 |
| Leo Messi; İlah mı, Abartı mı ? Yayınlanma Tarihi: August 5, 2006 |
| Menajerlikte İnce Ayar Yayınlanma Tarihi: Mart 5, 2008 |
| Neden insanlar FM'den sıkılmaya başlıyor? Yayınlanma Tarihi: Nisan 24, 2007 |
| Öyle misin? Böyle misin? Yayınlanma Tarihi: Mart 30, 2007 |
| [1] 2 3 | İleri>> |