Arjantin 4. Gün
Yayınlanma Tarihi: Ocak 24, 2006
Yazdır
Arkadaşına Gönder
Bu yazı forumda tartışılıyor! - 567 Görüntülenme - Yorumları Göster (0)
Yayınlanma Tarihi: Ocak 24, 2006
Yazdır
Arkadaşına GönderErtesi gün erken kalktım biraz gezecektim maç saat 20:00'daydı ve o saate kadar daha 11 saat vardı. Tercüman Fagiani'ye bugün gelmene gerek yok dediğimde hemen sevinçle yerinden kalktı ve akşam maça gelip gelmeyeceğini sordu bende istermisin dediğimde bana etraftaki kızları göstererek başını salladı. Oradan ayrılıp sokakları gezmeye başladım. Arjantin sokakları o ekonomik krizin izlerini biraz olsun atmışa benziyordu. Buenos Aires'te bir sürü güzel kız vardı ama geliş sebebimi unutmamalıyım dedim. Bir kafeye gittim buz gibi bir limonata söyledim. Bahadır abinin kuralları gereği iş sırasında içki içmek yasaktı. Gazetelere göz gezdirdikten sonra maçın başlamasına 3 saat kala futbol mabedi La Bombonera'ya geçtim. Yerimi öğrendikten sonra Fagiani'nin neden bana güldüğünü anladım başkan bana iki takım seyircileri arasında kalan yerde bilet vermişti. İçimden ''Ulan bu Arjantinin bizim ülkeden farkı yok'' diye içimden geçirdim.
Bu sırada takımlar sahaya çıkmıştı. Boca Juniors'un ''Deli'' lakaplı santraforu Palermo'nun karşısında geçen sezon Palermo'ya rekor bir ücretle gitmesine karşın başarılı olamayıp ülkesine dönen genç Ernesto Farias vardı. İki takımında savunmaları sağlamdı, iki takımında savunma liderleri iki tecrübeli oyuncuydu. Bir yanda Boca'lı 33 lük delikanlı Schilavi diğer yanda ise Riverin 31 lik yıldızı Horacio Ameli. İki takımında 11 lerinde genç yıldızlar dikkat çekiyordu. Boca'da Cardozo, Gago, Ledesma, River'da ise Oberman ve Gaston Fernandez... İki takım kalelerinde yetenekli kalecilere sahipti bir tarafta yılların tecrübesi Abbondanzieri diğer tarafta genç ve yetenekli German Lux. Boca'nın yetenekli orta saha oyuncuları ve River'ın hücüm silahlarının kapışması ve bol skorlu bir karşılaşma bekleniyordu. İki takımında tecrübeli teknik direktörleri maç öncesi soğuk bir tokalaşma yapıyordu. Bu arada Avrupa futboluna ayak uyduramayan Daniel Montenegro dikkatimi çekiyordu. Ateşli kalabalığın bakışları arasında maç başlıyordu. Gerilim en üst seviyedeydi, henüz 3.dakikada sol taraftan Boca lı Schelotto'nun getirtiği topta Martin Palermo'nun vuruşunu Lux kornere çeliyordu. Stad o anda az kalsın yıkılacaktı. Maçın 21. dakikasında ise Gustavo Oberman ağır Boca savunması arasından sıyrılıp yılların tecrübesi Abonndanzieri'yi mağlup ederek skoru 1-0 a getiriyordu. Bu çocuk gerçekten süperdi. Sürati, fırsatçılığı ve yeteneğiyle Javier Saviola'yı andırıyordu. Bu esnada River'lı taraftarların sataşmaları sonucunda Boca'lı taraftarlar çok sinirlenmişti. Allah’tan River'ın sevinci fazla sürmedi 4 dakika sonrasında Cardozo'nun sürüklediği atakta Palermo'nun ıskaladığı topu Delgado mükemmel bir vuruşla 90'a çakıyordu. Bombonera adeta yıkılıyordu. Bu seferde Boca'lı taraftarlar misilleme yapıyordu. Benim açımdan da zor bir maçtı çünkü iki ateşli taraftar grubunun arasında kalmıştım. Maçın ilk yarısının son dakikasında Gallardo'nun frikiğini kaleci Abonndanzieri çeliyor ve devre 1-1 bitiyordu. 2. yarıda ilk tehlikeyi River Plate Gastonun getirdiği topa sert vuran San Martinin direkten dönen topuyla buluyordu. Aut atışından sonra Boca'lı Ledesmanın ara pasına hareketlenen Battaglia'nın şutunu kaleci Lux mükemmel bir hamleyle çıkarıyordu. Maç mükemmel gidiyordu iki takımda karşılıklı ataklar yapıyor ve çok heyecanlı bir maç oluyordu. Karşılaşmanın son dakikasında herkes maç berabere bitti diye düşünürken yaklaşık 30 metreden ayağının dışıyla harika bir vuruş yapan Gaston Fernandez skoru belirliyordu 1-2. Maç biter bitmez hemen kaçtım bulunduğum yerden otele vardığımda sürati, bitirici vuruşları ve tekniğiyle beni büyüleyen Gaston Fernandez, harika kurtarışlar yapan German Lux, mükemmel bir becerisi olan Oberman, sürati ve klasıyla etkili olan Cardozo ve çalışkanlıkları, mücadeleri ve teknikleriyle çok çalışmalarına rağmen yenilgiyi önleyemeyen Gago ile Ledesma listeme giriyordu.
Canlı olarak izlediğim en güzel maçlardan birisiydi bu Günü internette foruma attığım mesajlarla tamamladım.
Bu sırada takımlar sahaya çıkmıştı. Boca Juniors'un ''Deli'' lakaplı santraforu Palermo'nun karşısında geçen sezon Palermo'ya rekor bir ücretle gitmesine karşın başarılı olamayıp ülkesine dönen genç Ernesto Farias vardı. İki takımında savunmaları sağlamdı, iki takımında savunma liderleri iki tecrübeli oyuncuydu. Bir yanda Boca'lı 33 lük delikanlı Schilavi diğer yanda ise Riverin 31 lik yıldızı Horacio Ameli. İki takımında 11 lerinde genç yıldızlar dikkat çekiyordu. Boca'da Cardozo, Gago, Ledesma, River'da ise Oberman ve Gaston Fernandez... İki takım kalelerinde yetenekli kalecilere sahipti bir tarafta yılların tecrübesi Abbondanzieri diğer tarafta genç ve yetenekli German Lux. Boca'nın yetenekli orta saha oyuncuları ve River'ın hücüm silahlarının kapışması ve bol skorlu bir karşılaşma bekleniyordu. İki takımında tecrübeli teknik direktörleri maç öncesi soğuk bir tokalaşma yapıyordu. Bu arada Avrupa futboluna ayak uyduramayan Daniel Montenegro dikkatimi çekiyordu. Ateşli kalabalığın bakışları arasında maç başlıyordu. Gerilim en üst seviyedeydi, henüz 3.dakikada sol taraftan Boca lı Schelotto'nun getirtiği topta Martin Palermo'nun vuruşunu Lux kornere çeliyordu. Stad o anda az kalsın yıkılacaktı. Maçın 21. dakikasında ise Gustavo Oberman ağır Boca savunması arasından sıyrılıp yılların tecrübesi Abonndanzieri'yi mağlup ederek skoru 1-0 a getiriyordu. Bu çocuk gerçekten süperdi. Sürati, fırsatçılığı ve yeteneğiyle Javier Saviola'yı andırıyordu. Bu esnada River'lı taraftarların sataşmaları sonucunda Boca'lı taraftarlar çok sinirlenmişti. Allah’tan River'ın sevinci fazla sürmedi 4 dakika sonrasında Cardozo'nun sürüklediği atakta Palermo'nun ıskaladığı topu Delgado mükemmel bir vuruşla 90'a çakıyordu. Bombonera adeta yıkılıyordu. Bu seferde Boca'lı taraftarlar misilleme yapıyordu. Benim açımdan da zor bir maçtı çünkü iki ateşli taraftar grubunun arasında kalmıştım. Maçın ilk yarısının son dakikasında Gallardo'nun frikiğini kaleci Abonndanzieri çeliyor ve devre 1-1 bitiyordu. 2. yarıda ilk tehlikeyi River Plate Gastonun getirdiği topa sert vuran San Martinin direkten dönen topuyla buluyordu. Aut atışından sonra Boca'lı Ledesmanın ara pasına hareketlenen Battaglia'nın şutunu kaleci Lux mükemmel bir hamleyle çıkarıyordu. Maç mükemmel gidiyordu iki takımda karşılıklı ataklar yapıyor ve çok heyecanlı bir maç oluyordu. Karşılaşmanın son dakikasında herkes maç berabere bitti diye düşünürken yaklaşık 30 metreden ayağının dışıyla harika bir vuruş yapan Gaston Fernandez skoru belirliyordu 1-2. Maç biter bitmez hemen kaçtım bulunduğum yerden otele vardığımda sürati, bitirici vuruşları ve tekniğiyle beni büyüleyen Gaston Fernandez, harika kurtarışlar yapan German Lux, mükemmel bir becerisi olan Oberman, sürati ve klasıyla etkili olan Cardozo ve çalışkanlıkları, mücadeleri ve teknikleriyle çok çalışmalarına rağmen yenilgiyi önleyemeyen Gago ile Ledesma listeme giriyordu.
Canlı olarak izlediğim en güzel maçlardan birisiydi bu Günü internette foruma attığım mesajlarla tamamladım.
Bu yazı forumda tartışılıyor! - 567 Görüntülenme - Yorumları Göster (0)
Reklam
Arama
İçerik Listesi (Alfabetik)
| Arjantin 2. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 20, 2006 |
| Arjantin 3. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 22, 2006 |
| Arjantin 4. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 24, 2006 |
| Arjantin 5. Gün Yayınlanma Tarihi: Ocak 26, 2006 |
| Arjantin 7. Gün Yayınlanma Tarihi: Şubat 2, 2006 |
| Başarıya aç bir teknik direktör Yayınlanma Tarihi: Eylül 3, 2006 |
| Biz Gideriz Tersine Yayınlanma Tarihi: Nisan 25, 2007 |
| Büyük Takımlar; Küçük Eksikler... Yayınlanma Tarihi: May 1, 2007 |
| CM - FM Tarihi - 1 Yayınlanma Tarihi: Mart 19, 2008 |
| CM - FM Tarihi - 2 Yayınlanma Tarihi: Mart 25, 2008 |
| CM - FM Tarihi - 3 Yayınlanma Tarihi: Nisan 7, 2008 |
| En Sağlam Altyapılar Yayınlanma Tarihi: Şubat 26, 2008 |
| FM Gaz Yapar: John Boileau Yayınlanma Tarihi: May 11, 2007 |
| FM Teorileri Yayınlanma Tarihi: Şubat 15, 2006 |
| FM Tutkusu, yeniden... Yayınlanma Tarihi: May 7, 2007 |
| Hangi Takımla Başlayacaksınız? Yayınlanma Tarihi: Ekim 17, 2006 |
| Leo Messi; İlah mı, Abartı mı ? Yayınlanma Tarihi: August 5, 2006 |
| Menajerlikte İnce Ayar Yayınlanma Tarihi: Mart 5, 2008 |
| Neden insanlar FM'den sıkılmaya başlıyor? Yayınlanma Tarihi: Nisan 24, 2007 |
| Öyle misin? Böyle misin? Yayınlanma Tarihi: Mart 30, 2007 |
| [1] 2 3 | İleri>> |