ADDManager'a kayıt olmak ücretsizdir. ADDM hizmetlerinden faydalanabilmek için üye kayıdınızı tamamlamanız gerekmektedir. ADDM'ye kayıt olarak dosyaları indirebilir, forumlarımızda mesaj atarak puan kazanabilir, üye takımlarından kendi fan grubunuzu kurabilir ve tüm diğer hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Eğer hala Kayıtlı değilseniz; Burayı tıklayarak kayıt olabilirsiniz.
Ben severim. Fabio Capello da sever. Sir Alex Ferguson aşıktır. José Mourinho nefret eder. Wenger zorda kalmadıkça kullanmaz. Rafa Benitez aklına düşürdüğünde parmaklarını kulaklarına götürür. Yanlış anlaşılmasın, balina pornosundan bahsetmiyorum. 4-4-2'den bahsediyorum tabi ki. Dünyanın en çok denenmiş ve kanıtlanmış dizilişi, günümüzde yerini 4-5-1'e bırakıyor. Menajerlerin oyunculardan beklentileri de tabi ki buna göre çok büyük farklılıklar gösteriyor. İlerde ne olacak, 4-6-0 mı?
4-4-2'nin çıkışı her zamanki gibi ihtiyaçtan olmuştur. 4 veya 5 forvetli sistemde açıklarda oynayacak adam eksikliği çeken İngiliz futbolunda, Alf Ramsey bu oyunculardan arındırılmış 4 defanslı ve 4 orta sahalı sistemi getirmiştir. Zamanla bunun sahada dengeli bir dağılıma yol açtığını ve hücumun da defansın da yeteri kadar sağlam olduğunu görmüştür. 1964'ten beri de tüm taktiksel yenilikler 4-4-2 üzerine yapılmış, onlarca çeşidi uygulanmış ve başarıya ulaşmıştır. İngilizler beklerinin her hücumu bindirmelerle desteklemesini istemiş, Almanlar defansın önünde üçlü blok kurmuş, Arjantinliler forvetin arkasına bir 10 numara yerleştirmiştir.
Bugün 4-5-1 üzerindeki yoğunlaşma, ne 4-4-2'nin tarihte kaldığı ne de 4-5-1'in yepyeni olduğu anlamına geliyor. Yalnızca, önceden 4-4-2 üzerinde yapılan çeşitlemeler artık 4-5-1 üzerinde yoğunlaştı.
4-5-1'in çıkışı 70'lerin muhteşem Hollanda takımıyla olmuştur. Hiçbir kupayı kazanamamış olsalar da ortaya çıkardıkları "Total Futbol" fikri 4-5-1'in temeli olmuştur. Çoğumuzun bildiği gibi, basit olarak Total Futbol, her oyuncunun her bölgede oynayabilmesi anlamına gelmektedir. Oyuncular durmadan yer değiştirir, kısa paslarla tempolu oynarlar ve sahanın her yerinde defansif görevlerini de yerlerine getirirler. Bunu yapacka oyuncu az olduğundan, 4-5-1'in gelişimi dipten devam etmiş; ancak 21. yüzyılın modern futbolunda kendini kanıtlayabilmiştir.
Tim Lovejoy, Chelsea Akademisi'ne oyuncu alırken yapılan testleri anlattığında modern futbolcu tanımını daha anlaşılır hale getirmiştir. Oyuncu sabit durarak, 30 farklı hedefe pas atar. Minyatür kalelere 30 saniye içinde 10 gol atar. Geri geri koşarak koniler arasından top sürer. FIFA belgesine sahip bir antrenör değilim; ama bence defans oyuncusunun topu geriye doğru koşarak sürmesinin lüzumu yok. Yine de, Chelsea'de oynayabilecek standart bir oyuncu için tüm bunlar gerekli. Mantıklı gelmeyebilir belki; ama bu işler böyle.
Geleceğin futbolcusu demişken Arsenal'e uğramamak olmaz. Wenger Japon Ligi'nde toptan bihaber bir topluma futbolu öğretme çabalarının ardından büyük ideallerle Arsenal'e geldi. Taktik bilgisi belki o zaman için yetersizdi; ancak Japonya macerası ona bir oyuncunun özelliklerini nasıl geliştirebileceği yolunda çok yararlı olmuştur muhtemelen. Japonya demişken aynı örnek Zico için de geçerli. Uğur Boral'ın, Gökhan Gönül'ün oyunlarındaki gelişimde onun payı olması; oyuncunun kişisel yeteneklerini nasıl ilerletebileceğini iyi bildiğini gösteriyor. Wenger'de bu gelişimi, oyununun son yıllarında Tony Adams'a yaşattı. Acımadan hem topa hem adama giren balta nitelikli stoper Adams, top süren ve dağıtan bir stoper oldu. Hatta ön libero bile oynadı. Ülkemizden de Tigana örneği var bunun için. Bursaspor ile 2. ligde bir sezon boyunca sağ bekte oynayan Serdar, geldi ve ön libero olarak kendini futbol piyasasına kanıtladı. Çok dengeli, iyi pas yapan, top kapabilen, güçlü bir oyuncu olması bunu sağladı. Özellikleri ön libero olmaya uyuyordu. Peki, bir oyuncunun bölgesini belirleyen nedir? Kendini orada daha rahat hissetmesi mi? Orada oynama tecrübesine sahip olması mı? Fiziğinin uyugnluğu mu? Cevaplanması zor sorular bunlar...
Wenger takımı siyahi oyuncularla doldurdu. İngiliz oyuncu bulunmayan 18'ler çıkardı. Her bölgede oynayabilecek yeteneklere sahip olabilecek gençleri aldı. Kolo Habib Toure mesela. Hızlı, güçlü ve güvenilir. Sağ bek olarak oynarken ceza sahasına hızla dalar, ortalığı karıştırırdı. Stopere çekildiğinde de, takımın en güvenilir defansı oldu. Eminim ki, bir sezon boyu forvette oynasa 20 golden aşağı atmaz. Feldkamp'ın "11 Servet'im olsa keşke" dediği gibi, Wenger'de 50 tane Toure'ye hayır demeyecektir. Servet demişken, onun içinde bulunduğu gelişimi de göz ardı etmemek lazım. Peki bu oyuncular analarının karınlarından Total Futbol'u bilerek mi çıktı? Transfer olduklarında her bölgede oynayabiliyorlar mıydı? Menajerleri onlarda ışığı gördü ve değişik bölgelerde oynattı. Yapabilenler de kendini geliştirdi, futbolunu ilerletti. Belki de, Football Manager'in oyuncu açısından en büyük eksikliği burda. Total Futbol oynayacak adam yaratamıyorsun. Ve 4-5-1'in ve hatta 4-6-0'ın ihtiyacı olan bu tip oyuncular. Bu yüzden de, bir şekilde bir vakit 4-4-2 kullanılmak zorunda kalınıyor.
4-5-1 birçok çeşitte oynanabilir. Dümdüz bir dörtlü defans ve dümdüz bir beşli orta saha çekilebilir, Fm buna izin veriyor. Ama rakibin dörtü defansını yardıracak, forvet özelliğine de sahip Ballack gibi orta saha oyuncuları gerekir. Orta beşlinin kanatları ileri çıkarılabilir. Bu şekilde de, kanatlarda defans arkasına koşu yaptı mı bitirecek Messi gibi adamlar gerekir. Orta üçlüden biri geriye yaslanabilir. Bu şekilde de, bir ceza sahasından diğerine koşacak tipte Gerrard gibi adamlarla bir ikili yaratmak gerekir. İkili ön libero önünde bir 10 numara olabilir. Bu şekilde de, Alex gibi ceza sahasında çok etkili bir adamınız olmak zorundadır. Tek forvette ise, her yerden etkili bir Drogba yaratamaya mahkumsunuz. Yanisi, 4-5-1 oynamak için "özel oyunculara" sahip olmak zorundasınız. Oynattığınızda da, kısa paslarla ve tempolu bir şekilde rakip kaleye inersiniz. Gerçekten göze hoş gelen bir futbol olur.
4-6-0 ise FM'de oynanması güç bir sistem. Dörtlü defansınız asla topu bilinçsizce ileri göndermemesi gerekir. Orta saha oyuncularının kişisel yetenekleriyle, verkaçlarıyla rakip defansı yardırması; aralıksız pas yaparak top göstermemesi gerekir. Bunun için de 2 Gerrard, 2 Scholes, 2 Fabregas lazım.
4-4-2'nin de oynanmadık şekli kalmadı sanırım. Baklava orta saha yaratılıp, defans öne çekilerek rakip baskı altına alınabilir. Çift ön liberoyla oyun kontrol edilebilir. Üç ön liberonun önündeki 10 numardan tüm hücumu yönlendirmesi beklenebilir. Dörtlü orta saha önündeki, iki forvetin verkaçlarla gol gitmesi beklenebilir. Bir uzun forvet kullanılarak, rakip her hücumda dengesizyakanalabilir. Oynattığınızda, her türlü organizasyonu yapabilirsiniz. Kısa paslı da olur, uzun paslı da, temposuz da. Çok özel oyunculara da ihtiyacınız yoktur. Ancak, ortaya çıkacak futbol, yıllardır izlediğiniz futboldan farklı olmaz.
FM maç motoru ve oyun yapısı, şu anda 4-4-2'nin baskın olduğu bir durumda; ancak 4-5-1'e de yer var. 4-6-0 ise şimdilik çok zor. Peki hangisini tercih etmelisiniz? Basit bir şekilde oyuncularınıza uyanı... Yalnız pozisyon olarak değil, özellik ve oyun yapısına uyum bakımından oyuncularınızı irdeleyin. Pas yapamayacak adamlarla 4-5-1 oynamayın. Yavaş, son vuruşu kötü; ancak hava toplarında etkili forvetinizi tek başına ilerde bırakmayın. Yanına hızlı bir adam verip 4-4-2 ile coşun. Gerrard'ınız varsa, koyun Torres'in arkasına. Riquelme'niz varsa, önünde koşturan iki forvet bulunsun.
Yanisi, bu sistemlerden biri birinden daha iyidir demek mümkün değil içinde bulunduğumuz zaman içinde. 4-5-1 çıkışta, ama doğru adamlarla oynanan bir 4-4-2 de tadından yenmez. 4-6-0 ne yapar bilinmez. Hangisinin kazanacağını önümüzdeki yıllar belirliyecek. Ancak FM'de kazanan, oyuncularınıza en çok uyan olacak, şimdilik bu kesin...
Emircan Uysaler Örnekler için 1984 yazısından yararlanılmıştır.